29 Temmuz, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Kızılay: Devlet üniversiteleri arasında 25. Sıraya yükseldik 


Kızılay: Devlet üniversiteleri arasında 25. Sıraya yükseldik 

MALATYA TİME / ÖZEL HABER 

Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD)'nin 64. Aylık Toplantısı, Holiday Inn Airport Otel'de gerçekleştirildi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay ile üniversite heyetinin konuşmacı misafir olarak katıldığı toplantıda; İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi ve Turgut Özal Tıp Merkezinin çalışmaları hakkında bilgilendirmeler misafirlerle paylaşıldı. İnönü Üniversitesi'nin 25 yılına damgasını vurmuş Prof. Dr. Ramazan Özdemir ise toplantının moderatörlüğünü üstlendi. 

MİAD üyesi 250'yi aşkın işadamı, bürokrat, akademisyen, hukukçu ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantının sponsorluğunu Medicana Hastaneler Grubu yaptı. 

Sponsor firmanın tanıtım videosuyla başlayan toplantının açılış konuşmasını MİAD Genel Sekreteri Hakan Odabaşı gerçekleştirdi. Derneğin yeni dönem faaliyetlerinden bahseden Odabaşı'nın konuşmasının ardından MİAD Konukevi Projesi'nin videosu, salondaki misafirlerle paylaşıldı.  

ELMALI: DOKTORLAR PLATFORMUNU KURDUK 

Daha sonra Sağlık Komisyonu Başkanı, Genel Cerrah H. Nevzat Elmalı kürsüye davet edildi. Elmalı, “Ben MİAD'a katıldıktan sonra kendimi evimde gibi hissettim. Gerçekten MİAD, Malatya'da böyle tanımadığı insanlara selam verildiği bir ortamda, evindeki komşusuna selam vermediği bir ortama gelindiğinde bir kültür karmaşası yaşanıyor bir yalnızlık hissediyor. Bazı insanlarımız burada, MİAD ev sahipliği yaparak bireyler arasındaki samimiyeti ilişkiyi işbirliğini geliştiriyor. Biz de “Doktor olarak ne yapabiliriz” diye düşündük MİAD'da. Biliyorsunuz insanlar sağlıklarını kazanmak için once para harcıyorlar. Sonra para kazanmak için saatlerini kaybediyorlar. Sonra saatlerini kazanmak için de para harcıyorlar. Bizim parayla pulla bir işimiz yok. Gönüllük esaslı bir doktorlar platformu kurduk. Burada aşağı yukarı 25 tane çoğu profesör, doçent, akademisyen hocalarımız değişik branşlarda görev yapıyorlar. Geçen ayda ilk toplantımızı yaptık. Burada bir grup oluşturacağız. “MİAD'lı sağlıklı” temasıyla bu grubumuza üyelerimiz sağlıklarıyla ilgili sorunlarını yazacaklar, o grubumuz da bulunan ilgili hocalarımız onlarla ilgili sağlıklarıyla ilgili sorunlarında yardımcı olacaklar. Bunun çalışmaları telegram, whatsApp uygulaması gibi telegram uygulaması olarak yapılacak. Ondan sonra arkadaşlar, sekreterler sizlere bilgileri verecek. Nasıl MİAD işbirliği olarak sizin işle ilgili sorularınıza yardımcı oluyorsa, biz de Malatya'da doktorlar olarak gönüllük esaslı olarak sizin sağlık sorunlarınıza her zaman yardımcı olacağız.” dedi. 

BURKK (87)

 

YURDAKUL: DİNAMİK, ENERJİK VE FARKLI PROJELER ÜRETEN ARKADAŞLAR VAR ARAMIZDA 

Daha sonra Kadın Kolları Yürütme Kurulu Başkanı Selin Yurdakul söz alarak, katılımcılara teşekkür etti. Yurdakul, konuşmasının devamında, “Öncelikle, beni bu göreve layık gören başta başkanımız Yunus Akdaş beyefendiye, daha sonra tüm yönetim kurulu üyelerine teşekkür etmek isterim. Bu yılın çok değerli iş kadınlarında oluşan bir kurul oluşturduk. Dinamik, enerjik ve farklı projeler üreten arkadaşlarımız var aramızda.  Göreve ilk geldiğimizde, ilk olarak Malatya ziyaretimizi gerçekleştirdik. Ziyaretimizde rektör hocamız ile birlikte Sevgi Evleri'ni ziyaret ettik. Onkoloji Hastanesi'ni ziyaret ederek, küçük çocuklarımıza hediyeler verdik. Çocuklarımızı küçük yaşta teknolojiyle tanıştırmak ve onlara kodlama  eğitimi aldırmak için Teknokent Müdürümüz sayın Fatih Kocamaz'dan da bu konuda destek aldık. Konuyla ilgili olarak Gümrük ve Ticaret Bakanımız sayın Bülent Tüfenkci de destek sözü verdiler. İkinci projemiz de, Malatya dönüşümüzde ünlü Türk modacımız Aslı hanımefendiyle bir görüşmemiz oldu. Kendisi, Malatya'nın yerel ve kültürel bir objesinden yola çıkarak bir kreasyon hazırlamak istiyor ve bu kreasyonun üretimini yapıp üyelerimizin mağazalarında  satıp, gelirini şu an Malatya'da ihtiyaca karşılık veremeyen AMATEM için  kullanmak istiyoruz. Yeni bir AMATEM binası yaptırmak istiyoruz. İnşallah, Rabbim nasip eder. Bizlere başladığımız girdiğimiz bu yolda muvaffak eyler ve yapmak istediğimiz şeyleri yaparız. Tüm MİAD ailesine bizlere verdikleri destekten dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı. 

BURKK (94)

BAŞDEMİR: ALDIĞIMIZ BU GÖREVİN HAKKINI VERECEĞİZ 

Selin Yurdakul'dan sonra söz alan MİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Adnan Başdemir ise, “Malatya eşi bulunmayan bir şehirdir. Bu  şehre hizmet etmek tabi ki güzel bir olay. MİAD'ın Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin tamamının oyları ve başkanımızın da onayıyla bu göreve seçildim. Tabi ki Malatya'ya ve Malatyalılara hizmet edebilmek, çorbada tuzumuzun olması, bizim için büyük bir şereftir. Bu görevi aldıysak, bu görevin hakkını verip elimizden geldiği kadar güzel işler yapacağız inşallah. Benden önceki Yüksek İstişare Kurulu Başkanı değerli kardeşim Aziz Yeniay, güzel işler başlatmıştı. Güzel projeleri vardı. Önemli olan devamlılıktır. Bizim de Aziz başkanımın başlattığı bu projeleri inşallah sonuçlandırıp yanlarına da yenilerini koymak gibi bir hedefimiz var. Malatya'mızın gerçekten büyük bir potansiyeli var. Hem ekonomik olarak hem de sosyal olarak bunların güzel bir şekilde işlenmesi gerekiyor. Başlatılan projelerden bir tanesi geleceğin liderleridir. Malatya'mızda geleceğin liderlerini nasıl yetiştirebiliriz? Bu iki alanda olacak birisi siyaset alanında diğeri de ekonomik alanda liderler çıkartmak. Vereceğimiz bir takım desteklerle inşallah gelecekte Türkiye yönetiminde gelecekte İnönüler, Özallar iş piyasasında da Erman Ilıcaklar, Ahmet Çalıklar ve diğer başarılı olmuş hemşerilerimiz başarılarını egale edecek onları geçecek liderler çıkartmak için gayret edeceğiz. Burada üniversiteyle iş birliği yapacağız değişik kurumlarla iş birliği yaparak bunu inşallah sağlayacağız. Yine Malatya'da yıllardır biz gözümüzü açtığımızda kayısı vardı aynı kaysıyla devam ediyoruz. Yüz yıl önceki teknolojiyle aynı şartlarla devam ediyoruz. Malatya'nın aslında çok büyük bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Yaptırılan araştırmalarda yapılacak çok iş var. İnşallah bu konuda da oradaki Malatya'daki hemşerilerimize rehberlik yapacak bir takım projeler hayata geçireceğiz.” dedi.  

BURKK (101)

MALATYAMIZA VEFA BORCUMUZ VAR 

Başdemir, konuşmasının devamında, “Net olarak gördüğüm çevre illere göre Malatya'da turizm ve kültür alanında gerekli çalışmalar yapılmıyor. Halbuki Malatya'nın hem tarihi hem de tabiat zenginlikleri bir hayli fazla bunların işlenmesi gerekiyor yeteri kadar gündeme getirilmiyor. Malatya'nın Arapgir İlçesi'nin dünyada sessiz  şehirler yarışmasına katıldı. İnşallah sonuca varacağız. Arapgir belediye başkanımızla birlikte onu da aldığımız zaman Malatya bütün dünya literatüründe önemli bir merkez olarak algılanacak ve ismi duyulacaktır. Dediğim gibi Malatya'da yapılacak çok şeyler var tabii ki burada sizler önemli iş adamlarısınız önemli bilim adamlarısınız bizim kültürümüzde, “Olan olmayana bir şekilde yardım edecek” şeklinde bir şey var kültürümüzde. Bu fikir olabilir, maddi imkanlar olabilir. Bizler köylerde çok imkansızlıklar içerisinde yokluk içerisinde bir şekilde Allah'ın da yardımıyla buralara geldik. Bugün imkan sahibi olduk. Bizim şu anda vefa borcumuz var Malatya'mıza, kendi köyümüze, kendi  akrabalarımıza ve hemşerilerimize. İnşallah bizler yüksek istişare kurulu olarak hem Malatyalı İş Adamları Derneği'nin çalışmalarına elimizden geldiği kadar başkanımıza destek vereceğiz. Önemli olan güzel niyette başlamaktır. Biz de bunun için başladık. İnşallah sizlerin destek ve dualarıyla güzel sonuçlar alacağız. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlamıyorum.” ifadelerini kullandı.   

 

AKDAŞ: BU ŞEHİR MARKA OLMUŞ BİR ŞEHİRDİR 

MİAD yöneticilerinin konuşmalarının ardından, 12. Dönem Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Aziz Yeniay'a yapmış olduğu çalışmalar sebebiyle teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket takdiminin ardından, MİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Akdaş tüm salonu selamlayarak konuşmasına başladı. Yunus Akdaş konuşmasında, Malatyalıların büyük hizmetlere imza etmiş insanlar olduğunu belirterek, “Bu şehir çıkarmış olduğu devlet adamlarıyla, yetiştirmiş olduğu gazetecileriyle, iş adamlıyla marka olmuş bir şehir veya marka olma iddiasını taşıyan bir şehirdir. Biraz egoist olabilirim. Ben marka dedim bir başka şehir de hayır o yolda gidiyorsunuz diyebilir. Bana göre iki düşünce de doğrudur ve o şehrin yetiştirmiş olduğu bir evladı ve evlatları olan bu topluluk, o şehre olan vefasını ödemek zorundadır. Bugün bu topluluk o şehri marka yapmak isteyen, o şehri yüceltmek isteyen, o şehri bilim ile buluşturmak isteyen, o şehrin derdiyle dertlenmek isteyen, en büyük kurumu olarak kabul ettiğim üniversitemizi oluşturmuştur. Rektörümüze ve kıymetli heyetine aramıza katılmalarımdan dolayı hem hoş geldiniz diyorum hem de teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 

AKDAŞ: BİR İDEOLOJİNİN ESİRİ OLMAMAK GEREKİR 

Yunus Akdaş, konuşmasının devamında, “Kıymetli hocam, değerli rektörüm, İnönü üniversitesi, Malatya'yı yücelten yükselten bir yerdir. Allah razı olsun sizlerden gerçekten iyi bir çalışmanız var. Sezai hocamız karaciğer nakliyle birlikte üniversitenin markasını yükseltti. Sezai hocanın bir başka özelliğinden dolayı da hep beraber alkışlamamız gerekir.  Neden biliyor musunuz? Sezai hocamız, rektör adayıydı seçilemedi yine de işine devam etti. Üniversitesini bırakmadı. Bu sevgi hangi ideolojiyi taşırsa taşısın ülke sevgisinin en önde olduğunu gösterir. Ramazan hocamı da diğer arkadaşlarımı da ben çok yakından takip ediyorum. Özellikle konuk evi projesinde yapmış olduğu şeylerden dolayı çok büyük fedakarlıklar, çok güzel hizmetler yaptı. Siz İstanbul'dan para verdiğiniz bir bina yapabilirsiniz. Bu kolay zor bir şey değil parayı verdiğiniz zaman yapılır. Esas olan oraya ruh veren orayı işletenlerdir. Dolayısıyla bizim katkımız  3 ise onların katkısı 20'dir.  Şimdi de ikinci konuk evini yapıyoruz. Şahin ağabeyden Allah razı olsun. Orayı da o yapıyor. Bina şu anda yükseliyor yakında bitecek. Ben üniversitemizin önceki dönemlerini de biliyorum. Bazı zamanlarda üniversitemize giderdik. Cemil beyin zamanında da, ondan önceki zaman da giderdik. “Üniversiteyi, dolayısıyla Malatya'yı nasıl geliştiririz. MİAD ile üniversite arasında bir işbirliği yapmak istedik o dönemlerde. Yapamadık çünkü bize bakış tarzları farklıydı. Hiç bir zaman kendini bir ideolojinin esiri kabul etmeyeceksin. Daima özgür bir insan olduğumu düşünüyorum. Bu noktada desteklerini esirgemeyen üniversitemizin mevcut yönetimine çok teşekkür ederim. İnönü Üniversitesi ile şu an diyaloglarımız daha da gelişmiş durumda ve bunun devam etmesini diliyor, misafirlerimiz yeniden teşekkür ediyorum.” dedi. 

BURKK (132)

ÖZDEMİR: BANA YALNIZLIK HİSSETTİRMEDİLER 

Toplantının moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Ramazan Özdemir, konuşmasında, “MİAD'ın böyle bir toplantı düzenlemesi ve beni de bu 25 yıllık çalıştığım arkadaşlarımla birlikte aynı masaya oturtmasından dolayı çok teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz ben yaklaşık 8 aydır 9 aydır İstanbul'dayım 25 yıl birlikte çalıştık hocalarımızla. Ama başta şunu söylemek istiyorum. Gerçekten de İstanbul'a geldiğimden beri beni bir gün bile olsun yalnız bırakmayan başta tabii MİAD başkanımız ve MİAD olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Burada gerçekten de Yunus başkanım ve ekibi başta olmak üzere hiçbir zaman yalnızlık hissettirmediler bana. Dekan yardımcılarımız Altay bey, Kazım bey, Müjdat hocamız ve Malatya'dan uzun süre beraber çalıştığım Mehmet hocamız ve burada daha ismini söyleyemeyeceğim bir çok arkadaşımız vardı. Orada da  bizi yalnız bırakmadılar. Çok değerli iş adamlarımız vardı sağ olsunlar ziyaretleriyle telefonlarıyla bizleri yalnız bırakmadılar. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 
  

DOLU DOLU GEÇEN BİR 25 YILIMIZ VAR 

MİAD'ın çatısı altında kurulan Doktorlar Platformunda kendisinin de görev aldığını belirten Prof. Özdemir, “İstanbul'da büyük bir doktor topluluğu oluşturuldu. Yani sağlık açısından da Nevzat abiye de özellikle burada teşekkür etmek istiyorum. Tabii bu girişten sonra bir taraftan hüzün bir taraftan sevinç var bende. Çünkü 25 yıl birlikte çalıştık başta değerli rektörümüz Ahmet hoca ile asistanlığımız beraber geçti. 25 yıl aynı odada birlikte çalıştık. İyi günlerimiz, kötü günlerimiz oldu. İlk burada yöneticiliğin yanı sıra beraber bir yöneticilik yaptık. Ahmet hocamla uzun süre beraber de çalıştık. İyi bir ekip olduk. Kulak burun boğaz konusunda gerçekten de Türkiye'nin önde gelen hekimlerindendir. Kendisi söylemez. Ama ben burada özellikle söylemek istiyorum. Özellikle baş boyun cerrahisinde Türkiye'de ilk 3'te sayılacak bir hocamızdır. Burada da özellikle söylemek istedim. Yöneticiliğinin yanı sıra güzel bir insan Allah razı olsun. Zamanlarımız beraber geçti. Beraber çalıştık. İnşallah bu yeni dönemde de güzel şeyler ki görüyorum, duyuyorum aslında da güzel şeyler yapılıyor. İnşallah bu başarının üzerine daha da başarı katar. Bizler de burada elimizden geldiğince kendilerine yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Sol tarafımda Sezai hocamız var. Bizim büyüğümüz. Bizim medarı iftarımız. Karaciğer nakli konusunda Türkiye değil dünyada üniversitemizi, Turgut Özal Tıp Merkezi'ni ön plana çıkaran bir abimiz.  Aynı anda 5 karaciğer nakli yapılabilecek kapasitemiz var. Sezai hocam daha ayrıntılı bir açıklama yapar az sonra. Sevgili başhekimimiz Hakan Parlakpınar, bizim öğrencilerimizdendi. Çok başarılı kendisi. Kendi alanında son derece başarılı, son derece iyi çalışan, düzgün çalışan  ve araştırmacı bir arkadaşımız şu anda başhekimliği yapıyor ve çok güzel şekilde de yürütüyor. Turgut Özal Tıp Merkezi'ni çok güzel yerlere getireceğine eminim. Sağ tarafımda Fatih var. Teknokent'in müdürlüğünü yapıyor. Fatih kardeşimiz de genç jenerasyondan ve çok başarılı kendi alanında inşallah Teknokent'e de bundan sonra çok güzel teknolojik gelişmeler, yenilikler getirecektir. Yeni dönemde kendilerine başarılar diliyorum. En solda İlahiyat Fakültesi Dekanımız sayın Fikret Karaman hocamız var.  Kendilerine de hoş geldiniz diyorum. Tabi burada yine salonda Meslek Yüksek Okulları Müdürümüz sayın Cemal Koyunoğlu var. Yine Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanımız Birgül Cumhurcu hocamız hoş geldiniz. Genel sekreterimiz Hakan Erkuş hocamıza da hoş geldiniz diyorum.” dedi.  

BURKK (168)

 

“DEVLET ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA 25. SIRAYA YÜKSELDİK” 

Daha sonra, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, kürsüye davet edildi. İnönü Üniversitesinin, kurulduğu 1975 yılından beri eğitime ve bilime katkısıyla bir marka olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Kızılay, hayalinde İnönü Üniversitesini bir dünya üniversitesi yapmak olduğunu misafirlerle paylaştı. URAP Türkiye'nin son verilerini de aktaran Kızılay, 2017 – 2018 döneminde devlet üniversiteleri arasında 25. sıraya yükseldiklerini aktardı. Rektör, konuşmasının devamında, “Ben İnönü Üniversitesi'nin 14'üncü rektörüyüm. Benden önce 13 tane rektör bu şehre bu ülkeye hizmet etti. Üniversitemizi kuruluşundan bugüne getirdiler.  Büyük bir onurla üstlendiğim bu görevi üniversitemizi şehrimizle birlikte daha ileriye götürmek, bize emanet edilen bu ülkenin geleceği olan gençlerimizi çok iyi yetiştirmek temel amacımız. Bunu yaparken şehirden ve kendi toplumundan güç alan ülke ve milletin değerlerinden ve dertlerinden kopuk olmayan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir üniversitenin öğrencilerine ve ülkesine ancak bu şekilde faydalı olacağına bütün yüreğimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.  

48 BİNİ AŞAN ÖĞRENCİ SAYISI, MALATYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR DİNAMİK  

Üniversitelerin sadece kendi içinde yeşerttiği bilim dışındaki alanlarla ve kurduğu sağlıklı, nitelikli kalıcı ilişkilerle de varlığını güçlendireceğini belirten Prof. Kızılay, “Temel gayemiz özgür, adaletli, yeniliğe açık, bireysel, toplumsal ve evrensel değerlere hizmet aşkıyla dolu, saygılı, yaşadığı çevreye ve topluma duyarlı, özgüveni yüksek sürekli kendini yenileyen, geliştiren gençler yetiştirmek.  Yine ayrıca üniversiteler toplumların sosyal ve ekonomik refahı için bilgiyi üreten, koruyan ve yayan kurumlar olmak zorunda. Bizim üniversitemizde kurulduğundan bugüne 43 yıllık döneminde sürekli bu amaçla gelişmeler kaydetti. Bugün itibariyle 16 fakültesi, 5 enstitüsü, yüksekokulları, şehrimizin 13 ilçesinin 8 inde kurduğu 11 meslek yüksekokulu ile 48 bini aşan öğrenciye eğitim öğretim faaliyeti vermektedir. Tabi şehir için çok büyük bir dinamik 48 bini aşan öğrenci, bu öğrencilerimizin de yaklaşık 5 bini  lisansüstü öğrencilerden oluşmaktadır. Tıpta ve diş hekimliğinde uzman öğrencilere baktığımızda 5 bine ulaştı, yüksek lisans ve doktora öğrencilerimiz. Ayrıca 52 farklı ülkeden 1300'e yakın yabancı öğrenciyi de hem şehrimizle buluşturuyoruz hem de onlara da eğitim öğretim veriyoruz.” dedi. 

HEDEFİMİZ, ÜNİVERSİTEMİZİ TÜRKİYE'NİN ÖN SIRALARINA GETİRMEKTİR 

Üniversitenin gelişimi ve yenilikçiliğiyle ilgili projeler hazırladıklarını söyleyen Rektör Kızılay, “İlk projemiz üniversite-sanayi işbirliğinin somut bir örneği olarak Meslek Yüksek Okulu'nun projesi geçtiğimiz hafta temelini attık. Malatya 2 Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bu projeyle istihdamı garantileyen öğrenciler yetiştirmek, sanayi iş adamımızın özel elemanlarını yetiştirmek, dolayısıyla da girişimci insan yetiştirmek istiyoruz. Üniversitemizde girişimci üniversiteler arasında Türkiye de ön sıralara getirmek hedefinin bir somut örneğini temelini atarak bir buçuk yıl içerisinde bitirmeyi planlayarak başladık. Bu toplantıya gelirken 12 kişilik heyetimizin içinde Meslek Yüksek Okulumuzun da koordinatörü olan çalışma arkadaşım Cemal Koyunoğlu hocamız bulunuyor. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi alacaksınız. Bir diğer önemli organımız, kuruluşumuz Malatya Teknokent'in burada MİAD'ın çok önemli bir çalışma ortağımız olduğu projemiz var. Bu projemiz bu yıl Mayıs ayında üçüncüsünü yapacağımız ROBOCOT Festivali'dir. Teknokentimizin şuanda genel müdürü olan çok değerli çalışma arkadaşım bilgisayar mühendisi Yrd. Doç. Dr. Fatih Kocamaz hocamızın öncülüğünde yapacağımız ROBOCOT Festivali'nde çocuklardan ileri yaşlara kadar bütün yaş grubunu kapsayan robot festivali, robotik çalışmalar festivalini yapacağız. Çok daha geniş ve etkili bir program olarak siz çok kıymetli MİAD üyelerini müsait olanlarını Malatya'da misafir edeceğiz. Ben bu konuda İstanbul'dan katılımın çok olmasını sizden istirham ediyorum.” ifadelerini kullandı.  

BURKK (140)

MİAD İLE ORTAK PROJELERİMİZ VAR 

Malatya'daki Teknokent ile ilgili bilgiler de veren Kızılay, “Teknokent, çok önemli bir üniversite-sanayi işbirliği platformu ARGE İNOVASYON girişimcilik ve tasarımın çok önemli bir merkezidir. Malatya Teknokent benim rektörlüğüm döneminde çok önemli bir çalışma sahası olarak belirledim ve sanıyorum İstanbul'dan gözlemlerinizde de bir ilerleme kaydettiğimizi görüyorsunuzdur. Daha da ilerleyip Malatya'da çok önemli bir ARGE  İNOVASYON tasarım merkezi haline getireceğiz. Yine burada MİAD yönetim kurulunun aldığı kararla sanıyorum tekrar MİAD'la ortak yapmak üzereyiz. Üniversitede önem verdiğimiz alan, çalıştığımız alan, önümüzdeki dönemde hedefimiz hayat boyu öğrenmeyi hedefleyen sürekli eğitim merkezimizdir. Bunda da Türkiye'de her alanda çok yoğun eğitim faaliyeti yapıyoruz. Hem Malatya'ya hem de bölgeye hitap eden sürekli eğitim merkezini çalışıyoruz.” dedi. 

SAĞLIK ALANINDA TÜRKİYE'NİN İLK 3'ÜNDEYİZ 

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Üniversitemiz gerek eğitim öğretimde, gerek iletişimde çok daha önde. İnönü Üniversitemiz sağlık alanında Türkiye'nin ilk 3 üniversitesi arasında sayılabilecek bir üniversitedir. Karaciğer naklinde sadece Türkiye'de değil dünyada ikinci sırada yer almış bir üniversiteyiz. Kemik iliği naklinde Türkiye'de Hastanemiz tıp merkezimiz sağlık alanındaki bu birikimimizle Türkiye'de üniversitemizin çok daha sağlık alanındaki ARGE İNOVASYON tasarım ve yazılımlarla hedefimiz çok büyük bir projeye başladık. Bu da bizi organ naklinde daha da öteye taşıyacak karaciğer laboratuvarı kuruyoruz. Bunun yanına yine Türkiye'nin en güzel  onkoloji hastanesini  kurmayı hedefledik. 17 yataklı büyük bir onkoloji hastanesi kuruyoruz inşallah 2019'da tamamlayacağız. Bir an önce tanıtımı yapılan konukevinin ihtiyaca cevap vermediğini 2016 yılını üniversitemizin açılış döneminde MİAD Başkanımız sayın Yunus Akdaş ile birlikte “İkincisini ikincisini yapalım” dedik. Bu talebimizi hemen kabul etti ve MİAD'a konuyu anlattı. Çok kıymetli iş adamımız Şahin Nalbant ağabeyimiz, bu projeye sahip çıktı. Yunus başkanımızın birinci konuk evi gibi daha dağıtarak oda dağılımı yaparak planladığı bu ikinci konukevi projesinde Yunus başkanımız Şahin Nalbant'a tümüyle vermiş oldu. Mehmet Şahin Nalbant konuk evimizin inşaatı başladı. İnşallah Eylül ayında bitireceğiz. Sayın cumhurbaşkanımızın teşrifleri zamanımda da açılışını yapmayı planlıyoruz. Yunus Başkanımız da Şahin Nalbant abimiz de bu projenin açılışında birlikte inşallah gerçekleştireceğiz. Temel atma töreni için davetiyelerimizi bastık programımızı yapmıştık sayın Bülent Tüfenkci ve ekonomi bakanımızın katılımıyla program icra edecekti ama her iki bakanımızın da programlarının son anda başbakanımızla olan programları nedeniyle iptal olması nedeniyle temel atma törenini yapamadık. Ama inşallah ben huzurlarınızda bu inşaatımızın yapımında hem ismini vererek hem tüm sorumluluğu yüklenerek inşaat yapımını üstlenen sayın Şahin Nalbant beyefendiye teşekkür ediyorum. Sayın yunus Aktaş başkanımıza da bize ikinci konuk evini Şahin abiyi bularak yaptırdığı için ayrıca şükranlarımı sunuyorum.” şeklinde konuştu. 

ÖNEMLİ PROJEMİZİN TEMELİNİ ATTIK 

Üniversitenin bir başka projesini de anlatan Prof. Kızılay, “Önemli projemiz temelini attığımız üniversitemizin kampüsü 1982 yılında başladı. 36 yıl önce hala da merkez kampüsüne taşındı. O zaman 3 binin altında öğrencimiz vardı. 120 metrekarelik bir cami planlamıştık. Sonrasında öğrenci sayımız giderek arttı ve şimdi 48 binin üstünde öğrenciye sahibiz. Ben 25 yıldır bu üniversitenin içinde bir hekim olarak çalışıyorum. Ramazan hocamızla 25 yıldan fazla çalıştım. Aynı dönem asistanlık yaptım. Burada da başka arkadaşlarımız var. Diğer 25 yıl yetmiyor biz Cuma namazlarını Medikososyal tesislerinin altında yani bu cami 25 yıl öncede üniversitenin ihtiyacına cevap veremez haline gelmişti. Şimdi bu caminin yerine daha büyük bir cami inşaatına başladık, temelini attık. Bu da üniversitemizin çok önemli bir ihtiyacı, çok özel bir proje bugünün gençlerini okuma salonu, ders çalışma salonu, dinlenme alanları olan gençliğin kendisini bulacağı bir sosyal mekanın içerdiği bir cami projesine başladık. Burada da siz çok değerli MİAD üyelerinden çok güçlü bir desteği talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.  

İŞBİRLİĞİNE ÖNEM VERİYORUZ 

Bilimsel, sanatsal ve kamu kurumları, özel sektör, kamu kuruluşları ile iş birliklerini sürdüreceklerini söyleyen Ahmet Kızılay, “İşbirliği yapan üniversite olacağız. Olmaya gayret ediyoruz. Onun için şehrin vadisiyle büyük şehir belediyesiyle diğer belediyelerle, ilçeleriyle, iş adamlarıyla, sanayicileriyle ve sivil toplumuyla güçlü birliği içerisinde üniversitemizin bilgi birikimini, insan kaynağını şehrin hizmetine sunacağız. Bu temelle güçlü bir ilişki içerisinde üniversitenin ve şehrin gelişmesi için rol alıyor, alacak ve elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar 64 üncü toplantı da bizi İnönü Üniversitemizi ve çok değerli çalışma arkadaşlarımı birlikte beni davet ettiğiniz başta MİAD yönetim kuruluna, sonra da siz çok değerli MİAD üyelerine şükranlarımı sunuyorum.” ifadeleriyle konuşmasını bitirdi. 

BURKK (167)

 

ÜLKEMİZDE VE AVRUPA'DA BİR NUMARA OLDUK 

Rektör Ahmet Kızılay'dan sonra söz alan Karaciğer Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz da yapmış olduğu çalışmaları katılımcılarla paylaştı. 

Sezai Yılmaz, “Bizim yaptığımız iş hastalıklı karaciğeri sağlam karaciğerle değiştirmektir. Ama bazen karaciğer bulamıyoruz. Böyle olunca da sağlıklı bir insanın karaciğerini ikiye ayırıyoruz, bunun bir parçasını o sağlıklı insanın hasta olan annesine, babasına veya kardeşine takıyoruz, diğer yarısı da kendisinde kalıyor. Ben, 2002 yılında karaciğer nakline başladım. Geldiğimiz şu noktada 2017 yılının sonunda yaklaşık 2 bin 200 karaciğer nakli gerçekleştirdik. Ülkemizde ve Avrupa'da karaciğer naklinin bir numaralı ismi olduk.  Dünyada da sayılı birkaç merkezden bir tanesiyiz. Dünyadan bize karaciğer nakliyle ilgili hastalar geliyor.  20'yi aşkın ülkeden hasta almaktayız. Şu anda Türkiye'de hemen hemen 30 aşkın üniversite hastanesinden, sağlık bakanlığına bağlı eğitim hastanelerinden veya özel üniversite hastanelerinden gelen insanlara karaciğer nakli konusunda eğitim veriyoruz. Hemen hemen şu anda karaciğer nakli konusunda Türkiye'de çalışan arkadaşlarımızın çok büyük çoğunluğu Malatya'da eğitim almış insanlar.    Bu enstitü üzerinde 20 milyon liralık bir karaciğer araştırma laboratuvarı kuruyoruz. Bu araştırma laboratuvarında karaciğer yağlanması olsun, karaciğer kanseri olsun, kök hücre olsun vs. çok ciddi çalışmalar yapılacak. Şimdiye kadar da çok ciddi çalışmalar yapıldı. Sayın bakanlar şimdiye kadar gelen sağlık bakanları hep Malatya'yı konuştu. Karaciğer naklini konuştular işte bundan önceki sayın bakanımız Malatya'nın karaciğer nakli  konusunda marka değeri  yakaladığını ifade etmiştir” dedi. 

İLİMİZİN MARKA OLMUŞ İSİMLERİNİ BİLİM DÜNYASINDA DA YAŞATMAK İSTİYORUZ 

Sezai Yılmaz, konuşmasının devamında “Sağlık bakanımız Pakistan'da karaciğer nakli konusunda bir anlaşma yaptı. Oradaki hastaların Hindistan'a ve Çin'e gitmemeleri için hastaların mağdur olmaması için Türkiye'ye gelmelerini talep etti. Nitekim bir hasta geldi. Pakistan'da bir üniversite öğrencisi sedyeyle getirdiler. Ben ameliyat edip etmemekte bile karar veremedim. Karaciğer nakli konusunda fakat gönderirsek belki yolda ölecekti. Şartları zorlayarak karaciğer nakli ameliyatı yaptım. O hastamız, şimdi sağlıklı bir şekilde üniversite okuyan bir genç oldu. Hedefimiz tartışmasız dünyada 1 numara olmak ve bunu da yıllarca sürdürebilmektir. Bir sürü ameliyat tekniğini tanımladık karaciğer nakli ameliyatında bulduğumuz tekniğin adını Malatya ameliyatı olarak koyduk. Çok iyi teknikler bulacağız. Bundan sonraki ismi İnönü olarak koyacağız. Sonrakini Özal koyacağız. Bu isimleri bilim dünyasında da yaşatmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.  

MALATYA'NIN İSMİNİ ALTIN HARFLERLE YAZDIRACAĞIZ 

Prof. Yılmaz konuşmasını, “Bizim kapsamlı kuracağımız laboratuvarda çok ciddi araştırmalarda hedefimiz başka türden karaciğer naklini Malatya'da gerçekleştirmek. En büyük hedeflerimizden bir tanesi budur. Ümit ediyorum ki dünyaya altın harflerle Malatya'nın ismini yazdıracağız diye düşünüyorum. Bizim amacımız dünyanın karaciğer nakli olarak Malatyalıyı tanımlamak tanıtmak ve daha ileriye taşımaktır.” ifadeleriyle bitirdi.  

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU'NUN MERKEZİ OLDUK 

Sezai Yılmaz'ın ardından, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, söz aldı. Parlakpınar konuşmasında, “Sayın rektörümüz, Ramazan hocamız ve Sezai hocamız 25 yıllık hizmet serüvenlerinden bahsettiler. Ben de bugün itibariyle 26 yıldır bu hastanedeyim. Şimdi vefa borcu ödeme zamanı olarak düşünüyorum. Bu duygu ve temennilerle benden önce emeği geçen tüm hocalarıma, yöneticilere, hizmetli olanlara şükranlarımı sunmak istiyorum. Turgut Özal Tıp Merkezi, 1991 yılında 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın temel atmasıyla başlayan, 1996 yılında hizmete açılmış ve şuan itibariyle güncel yatak sayısı 1365'e ulaşmış bir merkezdir. Uluslararası açılımı olan bir referans merkezi haline gelmiştir . 35 branşta 64 poliklinik hizmeti veren merkezimiz, 5'li kalite entegrasyon sistemiyle yönetilmekte ve uluslararası akreditasyon süreçlerini Türkiye'de ilk başlatan merkez olarak şu anda yüzde 70-80'i tamamlanmış hale gelmiş konumda bulunmaktadır. Yaklaşık 565 akademik personel 2 bin 530 idari personelle 3 bin 100 gibi yaklaşık rakamlarla hizmet veren kapasitemiz bulunmaktadır. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu içerisinde 292 yoğun bakım yatağı olan müstesna bir yere sahibiz. Tam donanımlı 10 adet laboratuvar ki onun içerisinde olanlar takdir edilecektir.  Moleküler mikro biyoloji, moleküler patoloji ve moleküler genetiğin içine girdiği hasta hizmeti sunduğu laboratuvarlarla ileri teknik ve doğrulama laboratuvarı hizmeti sunmaktadır.” ifadelerini kullandı. 

BURKK (176)

GÜNLÜK ORTALAMA 260 TANE NİTELİKLİ AMELİYAT GERÇEKLEŞTİRİYORUZ 

Hastalarının % 42'sinin il dışı hastalar oluştuğunu belirten Prof. Parlakpınar, “2017 yılı itibariyle 101 adet kemik iliği nakli yapılmış, Kayseri'nin doğusunda ilk çocuk hastalara kemik iliği nakli yapılmış ve 101 rakamıyla Türkiye'de ikinci üniversite hastanesi konumuna yükselmiştir. Birinci üniversite hastanesinde yapılan kemik iliği nakli 110'dur. Birinci olmamamız için hiçbir sebep yoktur. Daha fazla çalışarak gayret ederek birinciliği bu anlamda hedeflemiş bulunmaktayız. Günlük ortalama poliklinik hizmet sayımız 2 bin 600 2 bin 750 arasıdır. Günlük ortalama yapılan ameliyat sayımız 250-260'tır. Burada nitelikli ameliyatları kastediyorum. Yeşil kartlı hastalarımız için önemli bir hizmet kurumudur. Şunu kastediyorum ortalama Malatya'da yüzde yirmi oranında yeşil kartlı hastalar var. Hiçbir set zincirine tabi olmaksızın doğrudan hastanemize gelip hizmet alabilmektedirler. Karaciğer nakli gibi yüksek fiyatlı ameliyatlar dahil hastamızın cebinden inanın en küçük bir masraf olmadan hatta misafirlerimiz hiçbir masraf ödemeden bu hizmeti alabilmektedirler.  Sayın rektörümüzün bahsettiği gibi onkoloji hastanesi şu anda fiili olarak yüzde 10'luk inşaatı tamamlanmış bulunmaktadır. 217 yatakla bölgeye referans hastane olacak konum hedeflenmiştir. Üniversitemizin bir anlamda kendisiyle öz deştiği ilk proje olan güneş enerjisi santrali 5.3 mega watt saatlik enerji üretimiyle hastanemizin yaklaşık %20 enerjisini bu şekilde temin etmektedir. 7 yıllık bir proje olarak planlanmış aylık taksitlendirmeler düşünüldüğünde şu anda yarısından fazlası ödenmiş ve anlaşma süresini tamamlamak üzeredir. Ayrıca sözlerimi tamamlarken vagonlara ihtiyaç var dediğim karaciğer nakli bankasına eklenecek yeni markalardan bir diğeri de çocuk yanık merkezi olarak burada telaffuz etmekte yarar görüyorum. Gerçekten Türkiye'de çok önemli bir hizmet veren çocuk yanık merkezimiz bulunmaktadır.” dedi. 

YAKIN DÖNEM HEDEFLERİMİZ ARASINDA KALP NAKLİ HASTANESİ DE VAR 

Başhekim Parlakpınar, konuşmasını, “Sağlık hizmetlerimizi de bu yıl önem verdik. Asistan firmalarla yurt dışı bağlantılarımızı güçlendirdik. Resmi rakamlarımız olarak şu an 2017 yılında 159 tane hastamızı kabul etmiş bulundum. 2018 yılında yeni ülke açılımlarıyla yeni hedeflerimizle bu sayıyı daha da artıracağımızı planlıyoruz. Hedeflerimizde ise sayın bakanımızın üniversite açılışında bahsettiği üzere onkoloji hastanemizin temelleri bir miktar yükseldikten sonra Malatya'ya kalp nakli hastanesi yapmaya söz veriyoruz. Bunun için hedeflerimizde yakın vadede kalp nakli hastanesi bulunmaktadır. Akabinde belki beraberinde akciğer nakli bulunmaktadır ve bununla ilgili ön hazırlıklar şu an için yapılmaktadır. Robotik cerrahi, hipermalik oksijen tedavisi ve estetik ünitesinde bunlarda hastanemizin 2018 yılı içerisindeki yakın dönem hedefleri arasında yer almaktadır. Bu hizmetlerin sunulmasında katkısı geçen emeği geçen herkese huzurlarınızda ayrı ayrı teşekkür eder saygılar sunarım.” sözleriyle tamamladı.  

BURKK (192)

ÜNİVERSİTEMİZE LAYIK BİR CAMİMİZ OLACAK 

Daha sonra söz alan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman ise, “Doğrusu bu salonda kısa süre içerisinde çok güzel şeyler konuşuldu. Bunların hepsinden istifade ettiğimi arz etmek isterim. Aslında bana tevdi edilene göre İnönü üniversitesinde yakın bir geçmişte temeli atılan üniversite camimiz hakkında sizlere bilgi arz etmek ve sunmaktır. Önce şunu ifade edeyim bizim amacımız buradaki cami bir köyde bir mezrada bir mahallede inşa edilen bir cami değil, bu cami aslında önce belki Malatya'da sonra Türkiye'de belki de dünya literatüründe tarihe geçebilecek not düşürebilecek bir mabet ve bir cami olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Ön kısım tamamen ibadet mekanı cami, üniversitenin içinde olduğu için minareler kalem görünümümdedir. İkinci kısım arka kısım, tamamen sosyal mekanlardır. İnsan merkezlidir yani öğrenci üniteleriyle donatılan bir mekan olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu cami niçin İnönü üniversitesi için zaruridir? Ya da niçin yapılması gerekir? Ben öncelikle şunu ifade edeyim Roma medeniyetinin çok yüksek olduğu dönemde bir düşünür diyor ki ‘'Roma'da bir atın ayağındaki nalın bir çivisi eksik olsa Roma medeniyeti eksik olur.'' diyor. Bizim de kültürümüzde bir söz var “Başarılar detayla birlikte tamamlanır.” Şimdi İnönü Üniversitesi'nde gündüz nüfus 50 bin civarındadır. Cuma günü işte şu anda sayın rektörümüzün dediği 150 kişilik mescit bir barakadadır. Onun sayısı şu anda 800.000'e çıkarıldı. Burada toplanan gençlerimizim 3'te biri veya daha fazlası şu iklimde beton üzerine kağıt karton sererek namazını kılıyorsa burada bir eksiklik vardır.” Şeklinde konuştu. Üniversiteden her yıl, 10 bin civarında öğrencinin mezun olduğunu belirten Fikret Karaman, “Gönlümüz arzu ediyor ki bu öğrencilerimiz mezun oldukları zaman sağlık ünitelerinden bahsedeceği gibi bu camimizin siluetinden, gölgesinden, minarelerinden çektikleri fotoğrafları da Türkiye ve yurt dışına beraberinde götürmüş olmasıdır. Bildiğim kadarıyla şu anda üç bin civarında yabancı öğrencimiz var. Dolayısıyla bu cami Malatya'nın bir tanıtımı ve üniversitemize kattıklarını özellikle arz etmek istiyorum. Fakültemizde 3 bin 500 öğrenci var. Bu caminin yapılacağı mekan ilahiyat fakültesine 200 metredir. Diğer bütün fakültelere yürüme mesafesi içerisindedir. Gönlümüz Malatya İnönü Üniversitemizin diğer alanlarda olduğu gibi bu sosyal kültürel ve ibadet mekanına da kısa zamanda sahip olsunlar diye birlikte yaşasınlar. Aynı zamanda bu cami bizim ilahiyat fakültesi içinde bir uygulama cami olacaktır. Şu anda Türkiye'deki 92 ilahiyat fakültesinden Malatya ilahiyat fakültesi şu anda 11 sıradadır. Bu caminin maliyeti 4 milyon civarındadır. Sadece ibadet mekanı, arka kısımdaki öğrenci sosyal mekan, ünitelerin bulunduğu alanda tamamen öğrenci merkezi orası da 4 milyon civarında bir maliyet söz konusudur.” diyerek konuşmasını tamamladı. 

BURKK (200)

YENİ GELİŞTİRDİĞİMİZ BİR METOTTA BÜYÜK İLERLEME KAYDETTİK 

Üniversite heyetinden son olarak söz alan isim Malatya Teknokent Müdürü Yardımcı Doçent Fatih Kocamaz'dı. Kaçmaz, Teknokent bünyesindeki şirket sayısını bir yıl içerisinde 14'den 32'ye çıkardıklarını anlattı. Kaçmaz, konuşmasının devamında, “Bunların büyük çoğunluğunun özellikle İstanbul'dan gelen firmalarımızın teşkil etmesi bizim için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Baktık ki İstanbul'da firmaları çok ciddi maliyetlerle personeli çalıştırıyor çok yüksek kiralarla ofisler kuruyorlar. Malatya'nın bu konuda çok büyük bir avantajını yakaladık ve Malatya'da hem personel giderleri çok makul hem yer kiraları çok uygun. Bu noktada imkan açacağımızı İstanbul'daki firmalara gösterdik. İki yıldır geliştirdiğimiz bir metot var. Çok ciddi bir başarı elde ettik bu konuda. Üniversitenin ilgili alanlarında dördüncü sınıflarını öğrencilerimizi biz firmalarda birer yıl çalıştırmaya başladık. Çocuklar kendi okul saatleri dışında saatlerini firmalarda geçirmeye başladı. Öğrencilerin giderlerini karşılama noktasında yine üniversitenin çok büyük desteği kısmi zamanlı öğrenci olarak öğrenci yerleştirmeye başladı ve bu sayede firmalarımız yeni personeller edinmeye başladı ve kendi personelini yetiştirmeye başladı. Ekim 2016 da bir rapor yazdım ve ilk hedef olarak MİAD üyeleriyle bir toplantı yapmak istedim.  2016 Ekim'den beri MİAD'ın aramızda olduğu ilk toplantımız. Bizim en büyük stratejimiz şu, biz istiyoruz ki Malatya Teknopark gelecek 20 yıl sonra Malatya'nın tek konuşulan şehri kayısı olmadan çıkartıp konuşulan konuların medikal teknolojiler, robotik teknolojiler, yazılım teknolojileri, siber güvenlik alanlarına kaysın. Malatya 20 yıl sonra “Kayısı dondu mu donmadı mı? Zarar etti mi etmedi mi?”yi konuşmasın. 20 yıl sonra robotik teknolojileri konuşsun bu alanda teknolojiler alanında insan alanında bir firma yetiştirsin ve kayısı bunun yanında ek bir gelire dönüşsün. Çünkü bugün bir tane oyun satılıyor bir firma bir oyunu 6 milyar dolara satıyor. Malatya'nın bütün yıl kayısısı 250 milyon dolar biz eğer Malatya'yı  20 yıl sonra teknolojik noktada bir noktaya taşıyabilirsek ki bunu sağlayabilirsek gerçekten de çok büyük bir hizmet sunmuş olacağız. Bu şehre bu noktada benim geliştirdiğim bir kaç tane model vardı bunlardan birisine ben Malatya modeli ismini verdim. Bu Malatya modeli ismine altına 3 madde ekliyorum: Birincisi, Malatya iş adamları yazılımla tasarımla ARGE'yle işleri varsa mutlaka bu tasarımları, ihtiyaçları Malatya Teknokent firmalarından istesinler başka bir yere gitmesinler. Önce bizim kapımız çalınsın kendi memleketimizdeki yazılımcılara bunu yaptıralım. İkincisi Malatya teknokentte eğer bir ARGE faaliyeti yapacaksak iş adamımız ilk geleceği yer Malatya teknokent olsun. Üçüncü maddemiz de şuydu: Pozitif ayrımcılık yani bizim firmalarımıza diğer kurumlardan daha çok ayrıcalık tanınması bunu yapabilirsek ben bu 3 maddeyi Malatya modeli ismini verdim. Bunu sağlayabilirsek eğer hem firmalarımız güçlenecek hem gelen firmalar daha fazla mal sahibi  olacak hem de daha fazla istihdam edecek. Kime istihdam edecek bizim üniversitemiz. Malatyalı gençleri istihdam edecek.” ifadelerini kullandı.  

FİRMALARI, TEKNOKENT'E DAVET EDİYORUZ 

Firmaları ARGE ve tasarım faaliyetlerini Malatya Teknokent'te ofis açarak yapmalarını isteyen Yardımcı Doçent Kocamaz, “Hepimiz iş adamıyız. Hepimiz bir şeylerle uğraşıyoruz. Elimiz bir yerde ya ARGE'ye ya da tasarıma ve yazılıma ya değecek ya değmek zorunda kalacak. Eğer öyle bir ihtiyaç varsa, lütfen önce bizi tercih edin. Bu hem memleketimize yatırım olacak, hem orada bir cazibe merkezi hükmüne geçecektir. Çünkü her gelen firma kendisiyle beraber farklı bir firmayı da cezbetmeye başlıyor. Biz artık şu anda oturduğumuz yerde kimseyle görüşmeden sağdan soldan telefon geliyor sizin verdiğiniz imkanları duyduk biz de firma açmak istiyoruz. Bu bizi çok sevindiren bir noktadır. Şu anda neredeyse ofislerimiz doldu. Çok az yerimiz kaldı ama çok daha büyük yapılanmalara sizlerin desteğiyle gitmek istiyoruz. Gelin Malatya Teknokent'te hep birlikte ARGE ve tasarım faaliyetlerini birlikte organize edelim. Üniversitemizin muazzam bir desteği var bu konuda. Gerek personel anlamında gerek idari anlamda, tabiri caizse gerçekten de bir dediğimiz iki edilmiyor. O noktada çok kuvvetli desteğimiz var. 380 dönümlük bir arazimiz var. Bu arazi içerisinde herkese kendi binasını yapma olanağı da rahatlıkla sunabiliriz ve Malatya'mıza farklı imkanlar olanaklar da sunabiliriz. 2 yıldır yaptığımız ROBOCOT etkinliğimiz var geçen yıl muazzam bir yaklaşık 12 tane ulusal kanalda ana haberlerinde iki buçuk dakika güzel konuşmalarından dolayı ROBOCOT anlattık. Her televizyon kanalında biz çıktık. NASA'nın üst düzey yöneticisi yanımızdaydı o gün davet ettik, kırmadı geldi. Çok güzel dostluklar kurduk. Çok güzel bağlantılar kuruldu. İnşallah bu sene geçen yıl Yeşilyurt Belediyemizin  katılımıyla bu yıl da Battalgazi Belediyemizin katılımıyla biz de varız demeleriyle ROBOCOT'u daha da büyütüyoruz. Her yerde söyledim. Burada da söylüyorum. Bu konunun en büyük müdavimi MİAD'dır. Sizlersiniz. Bu yıl çok daha güçlü çok daha iyi bir katılım istiyoruz. Hepinizi orada misafir etmek istiyoruz. Çok ciddi bir sinerji oluşuyor. 7 yaşından 70 yaşına kadar herkesin farklı sebeplerle katıldığı ülkenin her yerinden misafirlerin olduğu bir etkinlik. Malatya'nın teknolojik festivale dönüşmesini istiyoruz. Yani bir film festivalimiz var, kayısı festivalimiz var, ROBOCOT da teknoloji festivali olsun. MİAD, bize böyle bir ufuk verdi. Bu noktada da hem MİAD'a hem genel sekreterimize gerçekten de Yunus başkanımıza ayrıca teşekkür ediyoruz. İnşallah 2018 ROBOCOT'ta hepinizi aramızda görmek istiyoruz. Hepinizi Malatya Teknokent'e bekliyorum.” dedi. 

BURKK (213)

PLAKET TÖRENİYLE TOPLANTI TAMAMLANDI 

Yapılan konuşmaların ardından soru – cevap bölümüne geçildi ve toplantıya katılan misafirler merak ettikleri soruların cevaplarını alma imkanı buldular. Toplantının sponsoru; Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozkurt tarafından Prof. Dr. Ahmet Kızılay'a takdim edilen teşekkür plaketi ile MİAD 64. Aylık toplantısı tamamlandı. Toplantının bundan sonraki bölümünü yönetmek üzere bizimde İstanbul'da medarı iftarımız olan Prof.Dr Ramazan Özdemir beyefendiyi modülatör olarak masaya davet ediyorum öncelikli olarak. 

BURKK (252)
BURKK (258)

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!